Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

2.e-4

Yazar rumuzu : bukara
Eser sıra no : 090220.14
---------------------------


İLMİN ZAFERİ


Bir lokomotif düşünüyorum, uzun yolları kısaltan, ırakları yakın eden,bazen bir bozkırda bazen ovada bazen de dağlar arasında kıvrıla kıvrıla yılan gibi akıp giden.Eskilerin deyimiyle şimendüfer,arkasına aldığı vagonlarını olanca gücüyle ve hızıyla sürükler götürür peşinden.Doğrudur belki,ona yön veren,rota çizen,dümeni tutan bir makinist vardır.

Bazen de bir uçak veya gemi düşünüyorum onlara rota çizen, sevk ve idare eden, varacağı noktaya zamanında ve doğru ulaştıran kaptanları ve pilotları vardır. Her ne olursa olsun ister canlı ister cansız yön vereni,yol göstereni,ulaşılması gereken yere ulaştıranı vardır.
Fakat sevk ve idaresindekileri peşine düşürenleri yanlışa sürüklemeden, doğru hedefe ulaştırmak çok önemlidir. İşte bu yüzdendir ki kraliçe arı, lider karınca, sürüye önderlik eden bir kara koç, yavrularına rehberlik eden bir anne tavuk, milletine önderlik eden tanınmış birçok lider vardır. Bunlar, peşindekilerin gözünde son derece önemlidir.Önemlidir,çünkü ona güvenirler,inanırlar ve izini takip ederler.Fakat baştakinin nereye,nasıl götürdüğü veya gösterdiği yol,işaret ettiği yön çok önemlidir.

Bazen de, arkasına düşüp gidilen, kendisini rehber, önder, kılavuz kabul ettirenlerin arkasındaki insanları yanlış yöne ve hatta uçuruma götürdükleri görülmektedir. Demek oluyor ki yol gösterici kılavuz, rehber, önder, lider adına ne dersek diyelim çok dikkatli seçilmesi gerekmektedir.

İnsanoğlu tarih boyunca hep kendini karanlıktan aydınlığa çıkartacak, ona yol gösterecek, ışık tutacak birine veya birilerine ihtiyaç duymuştur ve ilim ile tanıştığı andan beride bu yol göstericiyi bulmuştur.
İlmin ana gayesi insanı aydınlatmak, kişiyi veya toplumları mutluluğa, huzura kavuşturmaktır.
Günümüzde zaman zaman ilim ile bilim algılama yönü ile karıştırılmaktadır. İlim daha çok insanın ruh dünyasını, manevi yönünü ilgilendiren ve insanın bu yönünü eğitmeye, kontrol altına almaya çalışan bir olgudur.Bilim ise daha çok bizim dünya hayatımızı,dış dünyamızı ilgilendiren bilgi ve teknolojik anlamda bizi rahatlatmaya yarayan, bu anlamda bize getirisi olan bir kavramdır.Aslında ikisi de insan için gerekli ve birbirini tamamlayan unsurlardır.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” ifadesinden bilgiyi veya bilimsel çalışmaları anlamış olsaydık o zaman bilimi canlıların zararına, yok oluşuna kullanmaya ne diyecektik? Oysa ilim, insana önce ne olduğunu,nereden geldiğini,nasıl olması gerektiğini,insan olmanın değerlerini öğretiyor.
Yunus Emre’nin deyimiyle “İlim ilim bilmektir,ilim kendini bilmektir.Sen kendini bilmez isen ya nice okumaktır.”
İlim sayesinde insan önce kendini bilecek davranışlarını kontrol edecek,hayatını düzene koyacak ve insanca yaşamayı ve de yaşatmayı amaçlayacaktır.

Dünyada ilimden payını almamış ,ilmi mürşid olarak kabul etmeyen,fakat bilimle bilimsel çalışmalarla uğraşan teknolojik anlamda söz sahibi olmuş fakat bunu insanlığın zararına kullananlar vardır.İşte bunlar klavuzsuz ,mürşidsiz yola çıktıklarından ellerindeki değerleri yanlış kullanmışlar veya kullanmaktadırlar.

İlim,insanın azgın isteklerini kontrol altına almak,ahlaki yönünü geliştirmek,ona insan olmanın haklı gururunu yaşatmak için vardır.İlmi mürşid kabul edenler ruhi olgunluklarıyla bazen meleklerden de üst seviyeye çıkabilmektedirler.Dolayısı ile “Doğru hedefe doğru rehberle gidilir.”


Yazar rumuzu : bukara

Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

--------------------------------------------------------------