Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

1.d-3

Yazar rumuzu : tmoich
Eser sıra no : 090217.01
--------------------------------


BİLİM YOLUNDA AYDINLIK YARINLARA


Gençlik; duygular, coşkular, bocalamalar, tercihler dönemi; aynı zamanda yaratıcılık ve yetenek gelişiminin en yüksek düzeye çıktığı, öğrenme ve bilme ihtiyacının çok fazla olduğu ve bu ihtiyaçlara bağlı olarak doğru idollere ve rehberliğe en çok gereksinim duyulan çağ. Biz gençler bu dönemde kendimize popüler idoller seçerek yaşamda bir yer edinmeye, seçtiğimiz kişiliklere özenerek, onlarla benzer davranışlar sergileyerek geleceğimizi planlamaya, yaşam felsefemizi oluşturmaya çalışırız. Bu durum, gençlere doğru idoller sunabilmenin, toplum olarak iyiye, güzele, doğruya ulaşmada, uygarlaşmada, mutlu vatandaşlar ve mutlu bir toplum yaratmakta ne kadar büyük bir önem taşıdığını gösteriyor.

Hızla değişen dünyamızda doğrular, değer yargıları ve idoller de hızla değişmekte; teknoloji çağı ve internet, yarının büyükleri olan bugünün gençlerinin kafalarına sürekli olarak; bilimsel ve doğru görüşlerin yanında, yalan yanlış, fanatik, ön yargılı, bilimden uzak hurafelerle bezenmiş kişileri doğru idoller, bu tür düşünce tarzlarını da doğru yol olarak sunmakta. Bu durum henüz kişiliği oturmamış, doğruları netleşmemiş, değer yargıları oluşmamış gençlerde müthiş bir kafa karışıklığı yaratmakta ve henüz bilimin gerçek yüzüyle tanışma fırsatı bulamayan, doğru-yanlış muhasebesi yapamayan bu çağ gençlerinde yanlış idol ve düşünce sistemlerine kayarak onların bu düşünce tarzlarından birinin müridi haline gelmesine neden olabilmekte ve böylece hem onların hem de ülkenin geleceğine tuzak kurmakta.

Gençleri tuzaklardan korumanın ve arındırmanın tek yolu her ortamda doğruyu ve gerçeği gösteren bilim yolunu bize rehber olarak sunmak, dehası ve yaptıklarıyla bütün dünyayı kendine hayran bırakan ve fikirleri her dönemde çağdaşlığını koruyan Atatürk idolünü bize tanıtmaktır.

Bugün içinde bulunduğumuz dünyanın şu ortamında Atatürk’ün ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünün bizler için altın değerinde olduğu ortaya çıkıyor. Atatürk hem ‘Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak olan sizlersiniz’ diyerek ülkenin geleceğinin gençliğin kalitesine bağlı olduğunu, onlara verdiği değeri, hem de ‘İlim Fizan’da da olsa getirip kafalara koyacaksınız’ diyerek bilime verdiği önemi göstermiş; gençlere ancak bilimin yolunda ilerlediklerinde başarılı olacaklarını, hem kendileri hem de vatan, millet, insanlık için doğru şeyler yapabileceklerini anlatmaya çalışmıştır. Bu yolda ilerleyen gençlerin, yalan yanlış yerlerde harcanmayacaklarını, hurafelere ve batıl inançlara sürüklenmeyeceklerini ya da kendilerini kapmaya çalışan çıkar gruplarının fikirlerine kapılarak fanatik yollara sapmayacaklarını göstermek istemiştir.

Neden bilim gençler için en doğru yoldur diye bir soru soracak olursak… Önce bilim nedir bilmemiz gerekir. Bilim gerçeği ve doğruyu arar. Sonuçları açık ve nettir. Doğanın, yaşamın doğruları ve gerçekleridir. Toplumlara, değer yargılarına ve insanlara göre sonuçları değişmez, farklı yorumlanamaz, yanlış anlaşılamaz. Bilim bizi bilmemenin cehaletinden ve cehaletin kötü sonuçlarından korur. Çünkü bilim okuyarak, düşünerek, gözlemleyerek, çalışarak elde edilir. Bilimin olduğu yerde doğruluk ve gerçekler olacağı için iyilik, güzellik, sanat, yücelik, enginlik gelişir ve dolaysıyla yaşama mutluluk ve huzur egemen olur. Hurafeler, batıl inançlar, saplantılar, tutuculuk, ön yargılar, hoş görüsüzlük ve bu özelliklere bağlı olarak gelişen yanlış yaşam felsefeleri, yaşama, geleceğe, topluma, tüm insanlığa zarar veren düşünce sistemleri yaşayamaz, kabul göremez; kendisine tapınanlar, köleler, müritler bulamaz. Bu nedenle toplumun geleceğini ve halkının mutluluğunu düşünen liderler bilime ve bilime götüren eğitime çok değer verirler. Ancak ‘kralcı’ zihniyette olan toplumların zalim liderleri halklarını bilimden uzak tutar, çünkü bu tarz zihniyetin yaşayabilmesi ancak hakların bilimden uzaklaşıp, cahil kalmasıyla mümkündür.

Bilimi elde etmek ve bilim yolundan gitmekteki amaç insanların ve toplumun rahatını ve mutluluğunu sağlamanın yanı sıra, Atatürk’ün hedef gösterdiği gibi ülkemizi çağdaş uygarlıkların en üst seviyesine çıkarmak içindir. Dünyaya baktığımızda halkları huzur ve mutluluk içinde olan ülkelerin bilim ve uygarlıkta da ön saflarda olduğunu görürüz. Ayrıca bilimin yolu toplum ve devlet olarak da gelecekte varlığını sürdürebilmenin tek yoludur. Bugün, ülke olarak gelecekte güçlü ve var olabilmek istiyorsak, bilimi dışlayan, farklı yollara sapan, içine dönük, evrensel değerlerle değil de kendi doğrularımızla yaşayan, dünyadan kopuk, okumayı, düşünmeyi sevmeyen, bilim gerçeklerini dışlayan bir halk olmaktan kendimizi kurtarmamız gerekir. Çünkü böyle toplumlar, düşmanların o ülke üzerindeki kötü amaçlarına ulaşmasına, fitne fecir yöntemlerle halkı bölmesine, ülkeyi parçalayarak yok etmek isteyenlerin her türlü suiistimallerine açık hale gelmesine neden olur.

Artık savaşlar topla tüfekle değil, masa başında kazanılıyor. Bu fikirle, teknolojiyle, internetle, yanlış idoller ve rehberlikler sızdırarak sinsice ve sezdirmeden yapılıyor. Böyle bir dünyada gençliği ve dolayısıyla toplumumuzun geleceğini koruyabilmemiz için hem birey, hem anne-baba, hem öğretmenler, hem de ülke yöneticilerine düşen sorumluluk, gençleri çocukluklarından itibaren ‘Gençler, hayatta en doğru rehberiniz bilimdir’ diyen Atatürk’ün düşünce sistemiyle yetiştirmek; onlara yaşam felsefesi ve fikirleriyle en güzel örnek olan Atatürk’ü idol olarak tanıtmakla mümkündür.

Ülkemizin uygarlığı, geleceğimizin güvencesi için biz gençlere düşen görev ise ‘Kılavuzu karga olanın bunu pislikten kurtulmaz’ sözünü asla unutmayarak, bilimin güvenli rehberliğinde ülkemizin kurucusu Atatürk’ün izinde kararlılıkla ilerlemek olmalıdır.

Ne mutlu bilimi kendilerine kılavuz edinmiş Atatürk gençliğine!


Yazar rumuzu : tmoich


Önceki eser /Eserler ana listesi / Sonraki eser

-----------------------------------------------------