Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

3.c-5

Yazar rumuzu : meçhul kız
Eser sıra no : 090223.01
----------------------------------


GEÇMİŞ YANSIYOR GÖZLERİMİZE


Biz 600 yıl dünyanın imparatorluğunu yapmış bir milletin torunlarıyız. Toprakları semaya ulaşan Osmanlı Devletinin en güzide şahsiyetleri şüphesiz ki bilimle uğraşanlar olmuştur. Mimar Sinan’ın, Ali Kuşçunun ,İbn-i Sınanın eserleri çalışmaları ile var oluşlarının gerçekleştiği yıllar da Osmanlı Devletinin süratle büyümesi biliyoruz ki tesadüf değildi ve bu gerçeği bilen yalnızca biz değildik.Bir ülkenin temelleri nasıl atılmış olursa olsun içine bilim eklenmemişse yok olmasını hiçbir güç engelleyemeyecektir,çünkü hiç bir güç bilim ışığının olmadığı yerde varlığını sürdüremez.Osmanlıyı devirmek isteyen ülkeler bilim ışığı altın da bütünleşen milletimizi parçalayamayacaklarını anladılar ve bu yüzden önce bilimden uzaklaştırdılar bizi.Yabancı uyruklu okullar koyun seçer gibi seçti bazı gençlerimizi.Seçilmiş olarak Türk geleneğinden kopmuş bir vaziyette eğitim gördüler.Gençlerimize yönelik bütün kışkırtmalar;Türk olma özelliğinden çıkartmak,kendi ilkelerini benimsetmekten yanaydı.Bilimden uzak,sadece keyfi sefaları için yaşayan bir devlete şehvetli bir kadehle uzatmışlardı cahiliyet zehrini.Cahiliyetin karanlığı için de rahatça Hasta Adam pozisyonuna düşürdükleri Osmanlı Devletine kendi çıkarları doğrultusun da, toprak karşılığı barış anlaşmaları imzalatmışlardı.Yani koskoca Cihan Devleti kendi toprağın da huzurlu yaşamak için toprağından ve ganimetinden feragat ediyordu.

Önce kişisel benliğimizi çaldılar bizden. Abartılı övgülerle tanrısallaştırdılar bizi,öz kimliğimizi unuttuk.Her şeyi yapabilecek kudrette olduğumuza inandırdılar,bu yüzden bir şeyler yapmak için çalışmayı unuttuk.İkinci olarak haklarımızı çaldılar bizden, bizden alınıp azınlıklara verilen ve bizi kendi ülkemiz de köle konumuna düşüren kanunlar altın da yaşadık da ses çıkarmadık,kendimizi savunma gücümüzü çaldılar bizden.Üçüncü olarak topraklarımızı,özgürlüğümüzü çalmaya başladılar.Bir zamanlar huzurumuza çıkarken elleri titreyen insanlar savaş açtılar bize.,üstümüze yığınla asker püskürttüler.Ve umutlarımızı çaldılar bizden,hayallerimiz gerçekleşmeden karardı.Kim bilir kaç bilgin adayımız öldü İzmir cephesin de,kaç gazetecimizi,kaç öğretmenimizi kaybettik Çanakkale de,Yemen de, bilmiyoruz.Bütün bunları çalmaları yetmedi,birliğimizi de çaldılar bizden.İkiye,üçe,dörde,beşe böldüler bizi.Kültürümüzü çaldılar birde, kendilerini özendirme çabaları boş çıkmadı.Ve 600 yıllık bir devlet toz duman oldu kaşla göz arasında.

Düşünüyorum da eğer bilim ışığımızı söndürmeseydik,küstürmeseydik kendimize,oynanan bütün oyunları apaçık görebilirdik.Bu yüzden şu an da bütün çabamız bilimin aydınlatan ışığı uğruna.Ebeveynlerimiz aynı hataya bizim de düşmememiz için çırpınıyorlar.Çünkü iyi biliyoruz bilmemenin verdiği zararı.Çünkü ulu bir önder var bizim başımız da 89 yildir.O önder hayattaki en hakiki değerin ilim olduğunu söylüyor bize ve biz onun izinden gidiyoruz. Onun bu sözünden anlıyoruz ki başta ülkemiz, milletimiz olmak üzere kendimizi yüceltmenin, zirveye çıkmanın ve en önemlisi çıktığımız zirvede ebediyen kalmanın tek yolu ilimdir.
Bilimle ve irfanla kazandıklarını cahiliyet körlüğü altında kaybeden dedelerimizde bunu söylüyor bize.Duyuyor ve iyi algılıyoruz bu sözü,bu söz bizim için aydınlık bir geleceği ifade ediyor.Geçmiş bütün gerçekleriyle yansıyor gözlerimize ve bu günkü gençlik olarak en hakiki değerimizi kaybetmemek uğruna çırpınıyor, denizin altında dahi olsa bilimi bulup öğreniyoruz.


yazar rumuzu : meçhul kız


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

-------------------------------------------------------------