Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

3.b-1

Yazar rumuzu : malik
Eser sıra no : 090221.07
--------------------------

İLMİN AYDINLIK YOLU


İnsan, doğa ile yaptığı hayat savaşında ayakta kalabilmek için akıl ve ruh denen iki kalkanla yaratılmıştır. Bu kalkanlar, doğanın insan tarafından karşı konulamaz gücünü, insan üzerinde kullanmasını engellemekle görevlendirilmiştir. Savaşın harareti yüzünden savunma hattı güçten düşmeye başlamıştır. Bu durumu gören insanoğlu el ele vermiş, bilim ve sanat denecek hayat damarını yorgun kalkanlara bağlamıştır. Sanat ruhu beslerken; bilim aklın susuzluğunu gidermiştir. Bu sırada, insan aklın sadece müdafaa değil, üretim ve gelişim yolu olduğunu da öğrenmiştir. Böylece doğanın sırları çözülmüş ve onun dost olduğu anlaşılmıştır. Antlaşmadan sonra insan, doğadan karşılıksız olarak yararlanmaya başlamıştır. Artık insan ile doğa arasındaki engeller kalkmıştır.

Bu engellerin kalkmasıyla da insanla insanın katliamları ortaya çıkmıştır. Bu nedenle sandığa kaldırılan kalkanlar yeniden aktif hale getirilmiştir. Bu savaş sırasında da dünya küreselleşme moduna girmiştir. Geçen sürede insanlık yepyeni bir şey öğrenmiştir: “yıkmak ve mahvetmek”.Sayısız deney, birçok buluş, büyük kavgalar, yok edici patlamalar, yeri sulayan kanlar, yarısı zengin yarısı fakir bir dünya, insanın içine işleyen çocuk ağlamaları… Belki de sonsuza kadar sürecek diplomatik, soğuk veya sıcak savaşlarda ilim damarı kesilen toplumlar tarih sahnesinden silinmiştir. Buna rağmen sanatsız kalan toplumlar yok olmamıştır. Çünkü kanı kaybeden ana damar değildir. Şu an dünyaya hükmeden toplumlar bilim damarına sürekli kan pompalayan, hayat ışığını bilgi döngüsüne ekleyen toplumlardır. Maalesef bizim ülkemiz, dünyada her ne kadar önemli bir yeri olsa da, güçlü bir hükmü, irfanı yoktur. Bunun asıl nedeni diğer devletler tarafından bize karanlık bir yolun sunulması olmuştur.

Öyleyse neden güçlü devletlerin tuzaklarıyla dolu sahte yolundan gitmeye zorlanalım? Neden önümüze serilmiş olan, Ulu Önder’in kendi meşaleleriyle aydınlattığı yoldan gitmeyelim? Tüketici bir millet değil üretici olmak zorundayız. Elimizdekilerin kıymetini bilmeliyiz. Üretmek bilimle olur. Bilim bizi güç ve kudret sahibi yapar. Eğer bu böyle olmazsa, biz bile destanlar yazdığımız, yazılanları gördüğümüz karalama defteri yani tarih içinde hapsolabilir, ufuktan yeni doğacak güneşi göremeyebiliriz. Unutmayalım ki, “İlim, en hakiki mürşittir.”


yazar rumuzu : malik


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

--------------------------------------------------------