Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

2.e-2

Yazar rumuzu : güneş
Eser sıra no : 090220.12
----------------------------


İLMİN GÜNEŞİ


İlim, insan ve toplum yaşamı için değişmez bir kavramdır. İlim, insanın bütün sorunlarını çözen en sağlam, en güvenilir araçtır.

Günümüz yaşamında teknolojinin gelişmesinde ilmin ve akılcılığın büyük katkısı vardır. Çünkü ilmin ve akılcılığın getirdiği kolaylıklarla teknoloji gelişmektedir. Bilim ve teknolojinin kaynağı akılcılıktır. Akılcılık ve bilim bir toplum için uygarlık yolunda en önemli etkendir. Akılcılık ve bilimi kendine kılavuz yapan toplumlar çağdaş uygarlık yolunda ilerleyen ve doğruluğa erişen bir millet haline gelirler. Aksi durumda ise bu yolda yürümeyen milletler kendilerini bağnazlığın tutsaklığından kurtaramazlar. Bağnazlık çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük düşmanıdır.

Bir millet bilimin büyülü dünyasına girmek istiyorsa günlük yaşamın dar kalıplarından kurtulmalıdır. Yani bilimsel çalışmalara yönelmenin koşulu günlük yaşamın sıradanlığından uzaklaşmakla mümkündür.

Teknolojinin gelişmesini arzu eden milletler yeni nesile teknoloji gerçeğini aşılamalıdır. Japonya’dakilerin gençlere Hiroşima ve Nagazaki şehirlerini gezdirmesi, ne durumda olduklarını göstermesi bu yolda atılan önemli bir adımdır. Bizlerin de gençlere Çanakkale Savaşı’ndan, Kurtuluş Savaşı’na kadar vatanı ve milleti uğrana canını veren atalarımızın anıtlarını göstermemiz gerekir. Buradaki asıl amaç bilim ve teknoloji yönünden gelişmiş milletlerin hiç uğruna bilim ve teknoloji yönünden gelişmeyen devletlere saldırmasıdır. Oraları gezen her genç atalarının hangi şartlarda, nasıl savaştığını bilmeli, aynı durumu kendisinin de yaşamaması için bilim ve teknoloji gerçeğini aklına kazımalıdır.

Bilim ve teknoloji, bir milletin ulusal güvencesidir. Nitekim Osmanlı Devleti’nin matbaayı “yabancı icadı” deyip ülkeye girişini geciktirmesi ile batıdaki yeniliklerden geri kalması çağdaş uygarlık yolunda önemli bir ulusal güvenceyi yitirdiğinin göstergesidir. Böylece uygarlık, kendisine arkasını dönen koca devletin parçalanma sürecini başlatan etkenlerden biri olmuştur.

Bilim ve teknoloji yönünden gelişmiş milletler her alanda kalkınırlar. Sağlık, ekonomi, eğitim-öğretim, savuma vb. gibi her alanda başarılı olmanın temel koşuludur. Ayrıca bilim ve teknoloji dışa bağımlılığı azaltır, ülkenin diğer ulusların tutsaklığından kurtulmasında önemli bir rol oynar.

İlim ve fen bir topluma hayatta doğru yolu göstersen en yanılgısız gerçektir. Bilimsel çalışmaların insanlığa sunduğu bilgiler, bireyleri ve toplumları yanıltmaz. Bir millet gerçeği bilimsel ve akılcı yöntemlerle aramalıdır. Gerçeğin aklının süzgecinden, eleştirisinden geçirmeden hiçbir düşünceye teslim olmamalıdır.

Bir millet ilim güneşinden aydınlanmak istiyorsa ilmi kendine kılavuz seçmelidir. Unutmamalıyız ki Atatürk, biz gençlere manevi miras olarak akılcılık ve bilimi bırakmıştır. Bizde bu yolda Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” Sözünü kendimize kılavuz seçerek ilmin güneşinde aydınlanmak için sonuna kadar mücadele etmeliyiz. Bugün eğitim-öğretim sistemimiz çağdaşsa, teknolojiyi yaşamımızın her alanında kullanabiliyorsak, uluslar arasında başarılar göstermiş bilim adamlarımız varsa, bunların hepsini Ulu Önder Atatürk’e borçluyuz.

Sonuçta ilmi aydınlatacak ve ufukların ötesini görecek gençlerdir. Bu da ancak ilmin güneşinde aydınlanmakla mümkündür.


Yazar rumuzu : güneş


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

---------------------------------------------------------