Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

2.b-5

Yazar rumuzu : boğaçhan
Eser sıra no : 090219.08
--------------------------------


KARANLIKTA DÜNYADA PARLAYAN AY


Bazı yol gösterici değerler vardır hayatta. Bize yaşamayı öğreten, sahip olduğumuz değerleri koruyabilmemizi sağlayan ve en önemlisi de bizi biz yapan değerler… İşte bu değerlerden bir tanesi de vardır ki; bu, gökyüzündeki yıldızların arasından parlayan ay gibi, diğerlerinden çok açık bir şekilde üstündür. Evet, ilimdir bu değer.

İlmi ilim yapan bize hayatın her yerinde tuttuğu ışıktır. Kah karanlık denizlerde bize fener olur; kah korkunç ormanlarda elimizden tutar. Zaten biz bu yüzden muhtacız ilime; bu yüzden zaruri bir ihtiyaçtır ilim.

Gerek teknolojik, gerek askeri, gerekse siyasi bakımdan hızla gelişen dünyada bir yerimizin olabilmesi için, dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmemiz gerekmektedir. Bunun da tek çözümü ilim öğrenmek ve öğretmekten geçer. Şöyle ki; bugün gelişmiş ve gelişen ülkelere baktığımızda bunların ilme gereken önemi verdikleri görülmektedir. Bir de dikkatlerimizi bu ülkelerden Afrika’nın güney taraflarına çevirirsek onların ilmi değerlere önem vermediklerini anlayıp, bunun sonucunda da dünyanın en sefil ve sömürgeleşmiş ülkelerinin de orada olduğunu görürüz. Mamafih dünya bunlar gibi ilmi değerlere önem vermeyenlerin çanak çömlek kırıntılarıyla doludur.

Ülkemizi dünyaya sözü geçer bir hale getirebilmek için en büyük görev ilmi öğreten ve öğrenenlere düşer, yani öğretmen ve öğrencilere. Öğretmen bildiklerini öğrenciye anlatır, öğrenci de büyüdüğünde çocuklarına, torunlarına öğretmeninden öğrendiklerini anlatır ve böylece bilgiler nesilden nesile aktarılır. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bir şey vardır: Öğretmenler olmasa ve öğrenciler ilim öğrenemese, bunların çocuklarına aktaracakları bir şey olmaz yada öğretmenler olsa ve öğrenciler olmasa, bu sefer de ilmin gelecek kuşaklara aktarılması imkansızlaşır. İşte bu hususta, bu ikisinin de olması, işbirlik ve gayret ile çalışması çok önemlidir. Ancak bu şekilde, ülkemiz, dört-beş kuşak sonra dünyadaki devlerle mücadele edebilir bir hale gelir ve belki de dünyada parlayan bir ay olur.

Eski zamanlarda ilmin önemini idrak edebilmiş bazı dehalar, bu kavramın önemini gelecek nesillere öğretebilmek amacıyla uğraşlar sarf etmişlerdir. Bu dehalardan birisi de Gazi Mustafa Kemal’dir. O, Türkiye’nin çağdaş milletler seviyesine çıkmasını ilim eğitimine bağlamıştır. Bunun sonucu olarak da öğretmen ve özellikle de öğrencilere çok büyük görevler düştüğünü de belirtmiştir. Bu yüce insan kendisini ilme adamış ve gelecek nesillere de çok iyi bir örnek olmuştur. Onun ilme verdiği önemi anlamak için şu sözler kafidir sanırım: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.”

İşte tüm bunlar için önemlidir ilim, bunlar için bir mürşittir ve bunlar için en hakiki mürşittir. Eğer şu an dünya üzerinde Türkiye diye bir ülke varsa, bunun tek ve tek sebebi, ilme gereken önemi vermemizdir. Tabi ki yeni neslin ilimle doğup ilimle büyüyüp ilimle gelişmesi Türkiye yönünden bir umuttur ve bir gün Türkiye, yetişen yeni nesil sayesinde, dünyada kaybolmuşlara ışık tutan bir fener olacaktır.


Yazar rumuzu : boğaçhan


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

----------------------------------------------------------