Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

6.a-3

Yazar rumuzu : virüs21
Eser sıra no : 090225.19
---------------------------


HAYATTA EN GERÇEK YOL GÖSTERİCİ BİLİMDİR


Bileceğiniz üzere, bir uzak doğu hikayeciğinde; bilge kişi gölün başında balık tutarken, açlıktan güçsüz düşmüş bir çocuk yaklaşır. Çok aç olduğunu ve bir şeyler yemez ise ölebileceğini söyler. Bilge kişi, ona istediği balığı verebilecek durumda olduğunu ancak sadece balık yemeye odaklanırsa ve balık tutmayı öğrenmezse yine aynı duruma düşebileceğini anlatır. Kısacası, balık yemek mi, balık tutmak mı? İşte bütün mesele bu.

Balık yemek mi, balık tutmak mı? Yapmayı bilmediğimiz, ancak yapılması gereken her çeşit ihtiyacı başkalarının elinden gidermeye çalışırız. Eee, peki hikayecikte ki bilgiyi bulamazsak… İşte hayatımızda da sorun burada ortaya çıkar. Böyle bir nokta da pratik bilgiden tutunda, bilimsel bilgiye kadar tüm tecrübe ve birikimlerimiz bize yardıma koşar.
Sürekli makam arabasında, özel şoförüyle gezen bir kişi “daha önce öğrenmediyse “ şoförünü elinin altında bulamadığı anda ne gibi bir paniğe gireceğini ve ne kadar zorda kalacağını gelin siz düşünün.

Örneklerden de anlaşılacağı üzere Atatürk’ün bu sözle anlatmak istediği; insanların ve toplumların hayatında en gerçek yol gösterici, en yanılgısız kılavuzun bilim olduğudur. Bilim yapılan araştırmaların sonuçlarıyla en doğruyu bize verir. Gerçek dışı şeylerin bilimde yeri yoktur. O halde, bilimi kendine kılavuz yapan insan ve toplumlar gerçeğin yolunda ilerlerler. Doğruluğun olduğu yerde de iyilik, saygı ve güzellikler vardır. İnsan ya da toplum bu yolda dünyayı, geleceği ilerde yaşanacak insanlar tarafından yapılacak bilimsel olarak kanıtlanmış ya da kanıtlanmaya çalışan bir çok şey görebilir. Böyle olunca da insanlık uygarlık yarışında sağlam ve yıkılması imkansız doğrularla ilerler. Her yeni gün bir ilerleme,bir gelişme ve bir kalkınma günü olur. Çünkü bu yolda tutuculuk yoktur, geri kalma yoktur. Akıl, yeteneklerini o anın şartlarına, oluşumlarına göre şekillendirebilir. Böylelikle insan bilgisizlikten, bilgisizliğin karanlığından kurtulur. Yaşadığı, var olduğu hayatı daha iyi ve daha yakından tanır. Daha iyi yaşamanın, öğrenmenin aynı zamanda da gelişim sağlamanın yollarını bulur. Bilimin yasaları vardır. Bir takım varsayımlar, kişisel görüşler ve kalıplaşmış katı düşüncelerin bilim diye tanıtılması her zaman olagelmiştir. Ama bu tür düşünceler bilimle yakından uzaktan ilgili olmadığından bilimin doğruluğunu, saflığını değiştiremezler. Bilim ancak doğrunun ve gerçeğin ortamında oluşur. Böyle olduğu için, ilim insanda sabit fikirlerin yok olmasına bunun yerine araştırılabilir düşüncelerin varlığına inandırıcı bir yapı olur. Katı ve kalıplaşmış düşünceli, ön fikirli olmayan insanlar yetiştirme ortamını oluşturur. Bilime dayalı gerçeklerle yetiştirilmiş insanlar hiçbir görüş ve düşüncenin tutsağı ve yobazı olmazlar. Bir ülke ilimi kendine kılavuz seçerse her alanda büyük ilerlemeler gösterir. Dünya uygarlık düzeyinin üstüne çıkar. Sağlamış olduğu büyük düşünür yapısında ilerletmiş kendi milletinden ötesine ulaşmak için çaba gösteren bir halka da sahip olunmuş olunur. Bunun getirileri, düşüncelerin kalitesinden öte insanların yaşamlarındaki her noktaya bir artı şekilde yansımış olur.

Sonuç olarak, hedeflenen yapı, yolun en gerçeğine ulaşabilmek için tasarlanmış bulunduğu tarihlerden günümüze kadar gelmiş olan ilimin doğruluğudur. Bilime inanmanın gerçeği ilk önce ilimin saf düşüncelerden oluşan ve bu düşüncelere sahip insanların oluşturduğuna gönülden inanmak bu inancında her zaman ilimde doğru sonuçlar getirdiğini bilmek gerekmektedir.

“ Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. “
“ Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir. “



Yazar rumuzu : virüs21


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

--------------------------------------------------------------