Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

5.d-2

Yazar rumuzu : uzak deniz
Eser sıra no : 090225.08
-------------------------------


BİLİMİN IŞIĞI


Bilim, bir ulusa çağdaş yaşam koşullarında, sürekli değişen ve gelişen ayrıca her yönden kalkınmış bir şekilde yaşama olanağı sağlar.

Atatürk bilimin egemen olduğu toplumların her zaman çağdaş yaşayacağını bildiği için Türk ulusunu bilime yönlendirmiştir. Bilimin egemen olmadığı bir Osmanlı’nın varlığının sınırlı olduğunu anlamış ve Türkiye Cumhuriyeti’ni bilimsel temeller üzerine kurmuştur. Türkiye’nin bu yolda yürüyebilmesi için ise en büyük payı almış olan Türk gençliğine aklın ve bilimin yolunu göstermiştir. Çağdaş Türkiye’nin temelleri işte böyle atılmıştır.

Türk gençliği, yoksul ve çaresiz durumda olan Türk ulusuna kısa sürede bağımsızlık zaferi yaşatan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kapılarını açan ulu önderi çok sevmiş ve onun mirasına sahip çıkmıştır. Ata’nın ‘Gençliğe Hitabe’de de söylediği gibi bu mirasın yeni bekçileri olan Türk gençliğine büyük iş düşmüştür. Bunun için Türk gençliği onun yolunda yürümüş ve bu toprakları ne olursa olsun koruma görevini üstlenmiştir.

Ulu önder, Türkiye’nin kendinden sonra gerilememesi ve dış kuvvetlerin egemenliğinde yaşamaması için yeni kuşakların önemini çok iyi bilmiş ve özellikle eğitimi bu yönde şekillendirmiştir. Cumhuriyet kurulduktan sonra ülkenin dört bir yanında eğitim seferberliği başlamıştır. Köyden kente her yerde insanımız eşit eğitim olanağına kavuşmuştur. Tevhid-i Tedrisat’la eğitim birliği sağlanmış ve yabancı ülkelerin ülkemize eğitim yoluyla girip çeşitli politikalarını uygulamaları engellenmiştir. Ayrıca köydeki vatandaşlarımız için Köy Enstitüleri’nin temelini atmış ve böylece her yerde bilimsel kökenli eğitim oluşmaya başlamıştır. Ülkede Osmanlı’dan sonraki köklü değişimi halk yavaş yavaş benimsemiş, akıl ve bilimin filizleri yeşermeye başlamıştır.

Atatürk maalesef kısa geçen ömründe, ülke içinde birçok yeniliği getirdiği gibi ülke dışında da her zaman Türkiye’nin yararına olan politikalar izlemiştir. Ancak Avrupa ülkeleri her zaman Türkiye’yi sömürme politikalarını uygulamış ve ülkemizi yıpratmaya çalışmıştır. Bu politikalarını ise içimizde farklı zihniyetler yaratarak bu zihniyetleri devlete düşman bir konuma getirerek yürütmüşlerdir. Bu farklı zihniyetler halkı birbirine düşürmeye çalışmış ve bir süre sonra cumhuriyet düşmanı olmuşlardır. Bunların ülkeyi ele geçirme çabalarında en büyük destek sömürgeci ülkelerden gelmektedir. Bu kişiler yabancı ülkelerce sürekli maddi olarak desteklenmiş ve toplum içinde örgütlenmeleri sağlanmıştır. Cumhuriyetin temelleri henüz halkın içine büsbütün giremediği için bu örgütlenmeler çok zor olmamıştır. Bu kişiler en önemli olarak Türk gençliğini hakimiyet altına almak istemiş ve nitekim gençlerimizin bir kısmına maddi olanaklar sağlayarak onları yanlarına çekmiş ve verdikleri eğitimle gençliğimizi yozlaştırmak ve İslami eğitim temelleri üzerinde yetiştirmek istemişlerdir. Günümüzde ise resmileşen kurumlarda faaliyet gösteren bu kişiler, devletin de desteğiyle reklamlarını yaparak halkı yozlaştırmaya devam ediyor ve halkın bilinçsiz kısmını himaye altına alıyorlardır. İşte bu gençlik günümüzde görüldüğü gibi yabancı ülkelerin de desteğiyle yönetimde söz sahibi yapılmaya çalışılmaktadır.

Günümüzde gençlerin büyük bir kısmı dünyadan kopuk, bilimi anlamayan ve dolayısıyla desteklemeyen bir yapıdadır. Bunun en büyük nedeni ise ailelerin yozlaştırılmış, yoksulluktan dolayı bilinç edinememiş olmalarıdır. Oysa Atatürk, zengin - fakir halkın her tabakasından insana aynı derecede bilimsel ve akılcı eğitim vermiştir. Şimdi ise gençlerimiz, kaynakların boşa harcanması ve yolsuzluklar nedeniyle eğitim olanağı bulamamaktadır. Doğal olarak bu gençlik, halkı yönetenleri seçerken, birikimleri, bir dünya görüşleri olmadığından ya aile, çevre baskısıyla ya da bireysel çıkarlarına göre oy vermektedir. Bir yanda da bilinçli ve aydın gençlik bulunmaktadır. Bu gençler ise Atatürk’ün gösterdiği akılın ve bilimin ışığı altında Cumhuriyet’i korumaya çalışıyor ve çağdaş Türkiye’nin temellerinin değiştirilmemesi için elinden geleni yapıyor. İşte Türkiye bu zor şartlarda ayakta durmaya çalışmaktadır.

Türk gençliği, uygar ve güçlü Türkiye’yi her yönden bağımlı hale getirmek isteyenlere karşı, Ata’nın mirasını daha ileriye götürecek, aklın ve bilimin yolunda bir bütün olarak sonsuza kadar mücadele edecektir.


Yazar rumuzu : uzak deniz


Önceki eser / Eserler sıra no / Sonraki eser

----------------------------------------------------------------