Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

1.a-1

Yazar rumuzu : turka
Eser sıra no : 081110.01
---------------------------


HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR



Gazi Mustafa Kemal Atatürk, büyük bir asker, bir devlet adamı ve diplomat olmasının yanında iyi bir eğitimci kişiliğe de sahipti. En başta eğitimci kişiliğe sahip olmasının verdiği avantajla, insanları eğitmenin bilincindeydi. Eğitime her safhada önem vermiş, bilmin ve ilmin getirdiği her yeniliği benimsemiştir. Mustafa Kemal Atatürk, cehaleti her zaman medeniyetsiz uygarlıkların barındığı tutsaklık olarak nitelendirmiş, tutsakta kalan ulusların hiç bir zaman ilerleyemeyeceğinden bahsetmiştir. Atatürk eğitime daima genç insanların katılmasını desteklemiş, onlara her zaman başarı için eğitimi öğütlemiştir. Atatürk’ün gençlere son bıraktığı mirasta, “Gençliğe hitabe” de bahsedilmiş çevik, zeki ve atılgan sıfatları Türk evlatları için kullanılmıştır. O, gençliğe önem vermiş, gençliğin çevik, zeki ve atak olmasını, en önemlisi eğitimli olmasını kesinlikle tavsiye etmiştir. Dünya ilmin önemini yıllar sonra öğrendiğinde, başarılı komutan daha yıllar öncesinden Türk Milletine sesleniyordu, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir!”


Mustafa Kemal Atatürk ilimsiz, bilgisiz bir gençliği, gayesi olmayan bir topluluk olarak nitelendiriyor, eğitime verdiği önemi her seferinde vurguluyordu. İlim kesinlikle verilmeliydi, ilim gizli kapılar ardında kimsesiz bırakılmamalıydı. İlim gelecek demekti, büyüyen gençlikle birlikte ilimde ilerlemeliydi. Eğitimsiz bir toplum, geri kalmaya gerilemeye mahkûm bırakılmıştı. Türk toplumu tarihten beri yenilgiyi her zaman cehalete yüklemiştir. Cahil bir toplum hiç bir zaman kendi ayakları üzerinde başkasına muhtaç kalmadan ilerlemeyi devam ettirememiştir. İlim, her alanda Türk toplumunun simgesi haline gelmiştir. Başarı her zaman ilme mağledilmiş, ilimsizlik ise cehalete yüklenmiştir. En önemlisi de eğitim tekrar tek ve yenilmez güç olarak Dünya’ya kendini kanıtlamıştır. Bir toplum için en büyük sorun cehalettir, ve cehaletin getirdiği yaralar ancak ilimle sarılır.İlimsiz bir toplum çürümeye terkedilmiştir, ve terkedilmeye layıktır. Mustafa Kemal Atatürk bir ilim insani olarak bize sundugu hayatini en derin örnekleriyle göstermiş, ders almamız için başka milletlerin yenilgilerini ve tecrübelerinden bahsetmiştir. Bugün çağımızın en önemli sorunlarından biri olan ilim bunca verilen değerlere rağmen değerini yitirmemiş hala ülkemizde, okullarımızda, ve eğitim merkezlerimizde devam ettirilmektedir. Korunan değerler bugün kendini aydınlık bir Türkiyenin içerisinde güvenle ve huzurla gençlerimize miras, kuşaktan kuşaga bir beceri olarak ilerletiliyor. Eğitimden bihaber olarak yetiştirilen toplum medeni uygarlık zirvesine ulaşmaktan geri kalmıştır.

Özellikle gençlerine miras bırakılmamış, kuşaktan aktarılmamış bir ilim, bir ulusu çökertmeye ve gerilemeye mahkum bırakır.Gençlik en önemli ve azimli aninda, eğitime hazir aninda eğitimsiz olarak yaşar ve hayatını devam ettirirse, işte en büyük tehlike ozaman başlamış demektir. Mustafa Kemal Atatürk’ün korkularının başladiği nokta, ne zamanki gençlik eğitimi bırakır, ilim öğrenmez ozamandır. Gençlikte elde edilen altın değerindeki bilgiler, ilmin sunuları ve getirilerinin birikiminde ancak bize kazandıracağı mükemmel bir gelecektir. Gelecek için ilim şarttır ve eğitim kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Gençlik, öğrenmenin, merak ve sorularını tatmin etme yaşlarında eğitime muhtaçtır. Bu eğitim insanlığı zirvelere taşıyacak her alanda ilmi getirilerin sunduğu avantajları gösterecektir. Gençlik, doğrularınında yanlışlarınında kanısına ancak eğitimle varacaktır. Değişen Dünyayla birlikle, değişen yaşam tarzi gençlerimizi olmadık alıskanlıklara yönlendirmiştir. Eğitimsiz bir millet, süre gelmiş lobilerin kurbani olmaktan kaçinamaz. Ekseriya bu lobilerin tutsağı olarak yaşar,milletin kalkınmasıysa söz konusu olmaz. Bize düşen görevler ise eğitime katkıda bulunup gençlerimizi eğitmek , eğitime verdigimiz önemi öğretimde de uygulamaktır. Bu kuralda Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere çizdigi aydınlık yolda ilerlemek en doğru karardır. Gazi Mustafa Kemal’in 1922 tarihinde yaptiği konusmada dile getirdigi önemli meseleleri gözardı etmemeli, eğitimsizligin bize getireceği sorunların üstesinden ancak ve ancak ilimle geçebileceğimize inanmaktan başlamalıyız. Ulu önder, “Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz. Yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor, demektir. Bir taraftan genel olan cahilliği yok etmeye çalışmakla beraber, diğer taraftan toplumsal yaşamda bizzat faal ve faydalı, verimli elemanlar yetiştirmek lazımdır. Bu da ilk ve orta öğretimin uygulamalı bir şekilde olmasıyla mümkündür. Ancak bu sayede toplumlar iş adamlarına, sanatkarlarına sahip olur. Elbette milli dehamızı geliştirmek, hislerimizi layık olduğu dereceye çıkarmak için yüksek meslek sahiplerini de yetiştireceğiz. Çocuklarımızı da ayni öğretim derecelerinden geçirerek yetiştireceğiz,” diyerek eğitim ve öğretimin cehaleti giderecek tek kaynak olduğunu belirtmiştir. Onun gerçekleştirmek istediklerini ya da devam ettirmek istediklerine gençlik devam edecektir.

Hayatta en ehemmiyetli hakikat ilimdir, eğitimdir. Bir ulus ancak eğitimle kalkınır ve ancak eğitimle ilerler. Eğitim ise ancak gençlerle değer kazanır, çünkü gençlik en önemli zamanıdır ilim almanın, ve eğitimle yoğrulmanın. Gençlik, eğitimle geleceğe umutla bakar ve ülkesine faydalı bir birey olur. Aydınlık bireyler ancak eğitimin kazandırdıklarıyla değer kazanır, ilimle ve yeniliklerle aydınlatır geleceğini. Eğitimi daha küçük yaşlardan itibaren kazanıp, ilerletmelidir.

İlmin gücü hakikatta, hakikatta yaşadığımız hayattır. Yaşadığımız hayat bize ne kadar eğitimli olduğumuzun artı ve eksileriyle bir göstergesidir. Gençliğin en önemli vazifesi, ilimle yoğrulmuş bir hayat kurup, daima ilerlemektir. Eğitimi ve öğretimi benimsemek, içinde bulunduğu temel durumu arka safhada bırakmayarak, ilmi göz ardı etmemektir. Bunun yanı sıra gereken tek sey çaba, ilgi ve bilgidir. Buda Türk evladının damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Yazar rumuzu : turka

Eserler ana liste / Sonraki eser
________________________________________________________________________________