Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

3.e-4

Yazar rumuzu : tebessüm
Eser sıra no : 090223.10
------------------------------


İLERLEMENİN BASAMAKLARI BİLİMLE AŞILIR


Bir sözün bize ne söylemek istediğini anlayabilmemiz için öncelikle içindeki tüm kavramaların anlamlarını bilmemiz gerekir. Bunun için bize yabancı gelebilecek mürşit sözcüğünden başlayabiliriz. Mürşit yol gösterici, kılavuz demektir. Yani söz bize hayattaki doğru yol göstericinin, kılavuzun ilim olacağını söylüyor.

Hayatta insanın veya toplumların doğru yolda ilerlemeleri için her zaman bir rehbere, yol gösterene ihtiyaç vardır ve ancak böylelikle emin adımlarla doğru yolda ilerleyebilirler. Doğru yolu bulup ilerleyebilmemiz için bize doğruyu gösterenin de doğruyu bilmesi gerekir. Bu durumda bu zamana gelene kadar yalnızca doğru yolu arayan tek şey ve doğruluktan sapmamayı amaç haline getiren ilimdir. Doğruluğu bu kadar önemseyen bilim de ancak doğru yolu bulmada tecrübelerinden faydalandıran bir kılavuz olabilir. Bilimin tecrübeleri ve bilgi birikimi ışığında ilerlersek gerçeği bulabiliriz. Çünkü bilim ve fenin bulunma gayesi, ortaya çıkış sebebi doğrunun ardında bulunduğu kapıyı aralamaktır. Bilimi kendine doğruyu bulmada pusula olarak kullanan insan veya toplumlar ilerleyebilir sadece. İlimin gösterdiği metotları uygularsak ancak gerçeğe ulaşabiliriz.

Bilim her zaman gerçeği aramıştır. Hiçbir zaman varsayımlardan, genellemelerden, kalıplaşmış düşüncelerden, katı ve değişmez alışkanlıklardan veya öznel yargılardan yola çıkıp sonuçlar elde etmemiştir. Çünkü bu bilimin kurallarına, prensiplerine aykırıdır. Bilimi bilim yapan olaylara, durumlara objektif bakması ve ön yargıyı hiçbir zaman içinde bulundurmamasıdır. Bilim gerçeği arar, her ne olursa olsun onu bulduğu zaman hiçbir şeyden, kimseden korkmadan ve gocunmadan gerçeği arayan veya aramayan insanlarla paylaşır.

Toplumun kılavuzu, saf gerçeği arayan bilim olunca onlar için de mutlu son yani doğru bir yaşam kaçınılmaz bir gerçek olur. Bu sayede, toplumun her bireyi sadece doğruya odaklı dürüst bir yaşam sürer, yöneticileri de toplumun içinden olduğu için artık toplum dünya üzerinde en doğru, toplum olur ve ilerlemeye, gelişmeye durmaksızın devam eder. Bilimin ışığı her zaman önlerinde olacağı için yarınlar daha aydınlık olacaktır. Doğruları buldukça, o bazı toplumların yerinde saymalarını sağlayan adeta denizin içinde ayaklarına demir bağlanmışçasına dibe en dibe, çeken basmakalıp düşünceleri geride bırakacaklardır artık. Zamanla kendi bildikleriyle bilimin getirdiklerini kıyaslamak ya da yaşamlarına uygun olup olmadığını tartışmak yerine kıyaslamalarını, tartışmalarını bilimin ışığı altında doğrular arasında hangisinin daha da ileriye götüreceğini tartışmaya başlarlar. Bu da onları diğer toplumlarla yani ilimden uzak kalmayı kendi yararlarına sanan toplumlarla arasını kapanmaz bir şekilde açmasını sağlar.

Bilim toplum ve insan için her zaman ilerleme, gelişme, yükselme eylemlerinde basamak olmasının yanı sıra daha sonraki basamakları aydınlatabilen bir rehber olmayı başarmıştır. Bu da bilimin kendi tabiatında vardır. Bu sayede bilimin peşine takılıp gidenlerin geleceğe dair endişeleri kalmaz. Çünkü artık geleceklerinin üzerindeki kara bulutların bir kısmı dağılmıştır. Bu da onların umutla, huzurla yarınlara bakmalarını ve daha da iyileri için daha da çalışmalarını sağlar. Ama bu çalışma sadece bir iki kişinin çalışmasıyla olmaz toplum ve ülkeler için. Bunun içindir ki bu söz sadece baştakilere, üst makamdakilere öğütlenmemiş, toplumun her kesimine öğütlenmiştir.

İlim ve fenin aydınlattığı yerlere bakılacak olursa, oradaki çoğu kördüğümün kolayca açıldığını görmek o kadar da imkânsız değildir. Mesela bunu yapmak için birkaç bilim adamının ürünlerini, ortaya çıkardıklarını incelememiz yeterli. Kalıtım biliminin öncüsü olarak nitelendirilen Gregor Mendel aynı zamanda bir rahiptir. Bitkiler üzerinde yaptığı çalışmalarda, bir türün özelliklerinin kalıtım yoluyla sonraki kuşaklara aktarıldığını bulmuştur. Mendel’in öne sürdüğü ilkeler, 20. yüzyılın başlarında yapılan deneylerle doğrulandıktan sonra, kalıtım kuramının bütün canlılar için geçerliliği saptanarak, biyolojinin temel ilkelerinden biri haline gelmiştir. Bu sayede daha başlamadan 20. yüzyılın aydınlanmasını sağlamış ve kalıtım konusunda insanların sorunlarına çözüm haline gelmiştir. Mendel’in yasaları sayesinde kalıtım konusunda canlıların özellikle insanların sağlık problemleri çözülmüştür. Bir insanın sorunu tüm toplumun sorunu haline geldiği bir toplumda bu sorun halledilerek , insanların doğal olarak toplumun sıkıntıları bir nebze olsun azaltılabilmiştir.

Toplumu bilime sırtını dönmüş ülkeler çoktan iniş merdivenlerine geçmiş demektir. Bilimin çağrılarına, uyarılarına ve önerilerine kulaklarını tıkayan toplumlar, aslında kendi içlerindeki bataklığa doğru sürüklenme seslerini duymak istememektedirler. Bunu yapmalarında belki de en büyük etken doğrularını bulmamış olmalarıdır. Bu aslında gayet olağan bir durumdur. Çünkü karanlık zihinlerinde ve hayatlarında bilimin ışığının tek bir zerresi yoktur ve doğrularını bulmamışlardır. Doğrularını bulabilmeleri için ilimin rehberliğini kabul etmeleri gerekir. Bunu başarabilmeleri için de öncelikle önyargılarını, saplantılarını bir kenara bırakmaları artık bilimin kapılarından içeri girmelerine izin vermeleri gerekmektedir.

Sonuç olarak doğruyu ve gerçeği bulmak isteyenlerin bir yol gösterene ihtiyaçları varsa bu her zaman doğruluğu arayan bilim ve fendir. Daima ilerlemek, gelişmek istiyorlarsa bunu ancak bilimin eşliğinde başarabilirler. Bilim, üretmektir. Üreten insan gelişir ve ilerler, gelişme de insana mutluluğun kapılarını açar. Bu kapıları açacak anahtar bizim elimizdedir. Olmak istediğimiz yere, olduğumuz gibi kalarak ulaşamayız. İdealimiz, bilimin ışığında ilerlemek olmalıdır. İdeallerimiz, denizcilere yol gösteren yıldız gibi, bize de yol gösterecektir.


Yazar rumuzu : tebessüm


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

-------------------------------------------------------------------