Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

4.a-1

Yazar rumuzu : ruhsar
Eser sıra no : 090223.12
-------------------------------


PAROLA NEYDİ? NASIL UNUTULDU ?


Yerli yersiz tebessümü öğrettiler bize. Geçip giden zamana küfretmeyi. Coşturulmuş kanıksanmış ve artık eskimiş duygularla tarihi… Yeteri için mücadele etmemeyi. Yeterin azı için kılınmayı.Ve azında azıyla kanaati.Gerekmediği yerde susmayı öğrettiler, modern itaati…

Bizleri gençliği, bedende sınırlayan bir toplumcu yalancı zihniyetle yetiştirdiler.Ve mış lı geçmişten geleceği yönettiler yazık ki…

Hayıflanmayı öğrendim daha küçücükken,sorularım sorgulamalarım ve sorgulanmalarım olmadı hiç. Yabancıyım bu kelimelere.Bana anlatılanlar ve anlattıklarım bir noktadan sonra rivayetle bitti.Rivayetin ötesine geçemedim.Geçirtmemişlerdi çünkü zamanında diğerlerinide.Bir başka rivayete göre de, onlar ki; tarih öğütçüleri,beş kuruşsuz realistler; Rivayetleri aşacaklardı lakin göçüp gittiler dünyadan. Ya soluk suratlı demir kaplı bir kurşunla, yada yükte ve pahada hafif olmasına karşın,paha biçilemez değerdekileri paramparça etmeye yarayan bir parça bombayla…

İtaati ve kanaati ve tekerrürün kaçınılmaz olduğu tarihi öğrendikten beynimi örgü işinde hayli iyi bir örümceğin ellerine bıraktıktan sonra , şekle sokamadığım şeylerden korktum.Korkmamak için gücü imanımdan aldım…Ve en başta da deli saçması hurafelerden kurtulup imanımı şekle sokamadığım için imanımdan korktum. Ve durup durup; Öğrettikleri gibi yazıklandım.Yazıktı genç ölümlere, yazıktı savaş olmadığı halde şehit düşenlere. Yazıktı bize ve onlara ve yazıktı yazıklanmanın ilerisine adım atamayanlara.Cenneti ve cehennemi öğrettiler bize,siyahı ve beyazı, ve kadını erkeği,ve örtüleri çıplaklığı… Geri geri yürümeyi başka deyişle.Ama örtülü zikirlerin alt temalarını öğretmediler nedense? Günahsa günahtı, haramsa haram, o kadar!

Oysa; kitaplar arasına sıkışıp kalmış, okunmadığı için ölü cümle vasfı gören, ve geleceğin aydınlık kuşaklarının parolası değil midir? Ulu önder Atatürk’ün söylediği: hayatta en hakiki mürşit ilimdir.Bize aşılmaz surların kapısını açtıran, unutturulmuş ve ağlar arasında sıkışıp kalmış. Artık işimize yaramayacağına inandırılmış bir kelime.Tarih öğütçülerinin ve eskimeyen gerçekçilerin kulağımıza fısıldadığı bazen haykırdığı parola… Geçmişten bize kalan kalabalık yalnızlıklar içinde kaybettiğimiz… Artık dilime değmeyen anlamını özümseyemediğim unuttuğum ama nasıl unuttuğumu anlamadığım parola… Sahi parola neydi? Kimler nasıl unutturdu?


yazar rumuzu : ruhsar


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

-------------------------------------------------------------