Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

1.d-2

Yazar rumuzu: palet
Eser sıra no : 090216.01
----------------------------


GÖZLERDEKİ AYDINLIK


Başımıza gelen iyi ya da kötü tüm olaylar sonucunda hayatın hakikatlerini sıralamışlığımız vardır kendimizce. Kimimiz sevincimizde, kimimiz acılarımızda bulmuşuzdur bu hakikatleri. Mesela çok sevmiş, “aşktan büyük hakikat yok” demişizdir. Sevdiğimizi kaybetmişizdir, ölüm en büyük hakikatimiz olmuştur o andan sonra.

Bu anlar kuşkusuz hayatımızda en çok bocaladığımız anlardır. İnsan o an labirentteki fareler gibidir, bir türlü ne yapacağını, nereye sapacağını bilemez. Hep bir ışık, bir çift göz arar kendince. İkilemlerin arasında, kararsızlıktan nefret eder. Her şey net olsun ister. Çıkış kapısı yalnızca bir tanedir, bunu bilir. Hangi yoldan gittiğinin pek fazla önemi yoktur o anda. Çünkü ihtimallerin dahi gerçekleşmesi yine ihtimallere bağlıdır.

İşte ilim bu noktada insanı o karanlıktan, o kararsızlıktan kurtaran bir ışık gibidir. İlk kıvılcımın peşinden gidenlere tüm aydınlıkları sunar. Kararsızlıkları, ikilemleri, ihtimalleri siler atar. Çünkü onun da tek bir çıkış kapısı vardır. Sınırsız yollardan aynı kapıya çıkmak insanı tüm bu bunalımlardan kurtarır. Verilen tüm emeklerin üzerinde tek tek karşılığının görüldüğü bir çocuk gibidir en başta. Siz tanıdıkça, besledikçe öyle büyür ki zamanla o küçük dünyanızın dışına taşar. Size yepyeni dünyalar açar. Bu dünyaları keşfettikçe her şeyi daha iyi tanırsınız. Var oluşunuzun anlamlandığını fark eder, o aydınlığı daha da yaymaya gönül koyarsınız. Temkinle yaklaştığınız o çocuk kocaman olmuştur ve artık herkesin çocuğudur…

Hayatın hakikatlerine bir yenisi daha eklenir. Bunu fark ettiğiniz anda belki içtiğiniz suya bakışınız değişir, belki gökyüzüne bakışınız değişir. Belki de hiçbir şey değişmez. Fakat böyle düşünüyorsanız da, bunu düşünmenizin sebebi kararsızlıklarınızın üzerindeki perdenin kalkması ihtimalinin değişmiş olmasıdır. Bu insana garip bir güç verir, anlamlandırabilmenin verdiği güç. Çünkü hiçbir ayak yere, ne yaptığını, nasıl yaptığını, neden yaptığını bilen ayak kadar sağlam basamaz…

Kader deyip geçmeyenlerin ışığıdır bilim. Fazla merak etmenin can yakacağı öğretilerek büyütülmüş insanların kalkanıdır. Sonsuza kadar da öyle kalacaktır. Onu yalnızca sayılardan, formüllerden ibaret görenlere inat… Sözcüklere dönüşecek, cümlelerde hayat bulacaktır. Kıymetini bilemeyenlerin kaybetmeye mahkum olduğu bir dost olacaktır. O çocuk büyüyecek, kendi çocuklarını doğuracaktır. Büyük çocukları… Hayatın hakikati olduğunu dünyaya haykıran mavi gözlü çocukları doğuracaktır. Her gözde farklı renge bürünecek, her sözde farklı anlamlar giyinecektir.

Bu nedenle zorlu hayat yolculuğumuzun yollarından taşları kaldıran, o yolu aydınlatan en büyük yol gösterici bilimdir. Üstelik kendisini yok sayanların bile yolunu aydınlatmada bir sakınca görmemiştir.

Dünya üzerinde hiçbir şey kalmamıştır ki içinde bilim olmasın. Nereye çevirsek başımızı ondan bir şeyler buluruz. Gerçek anlamıyla da karanlık zamanlarda aydınlığı getirmek onunla mümkün olmuştur. İnsan zekasıyla bu kadar bütünleşebilen, insanı düşünmeye sevk eden, kısacası insanı tam anlamıyla insan yapan yetiyi bu kadar etkili kullanmayı da beraberinde getirir.

Hayatımızdaki hakikatlerin en derinlerine yerleştiğinde kendinden parçalar büyüterek, dillerdeki güzelliğinin farkında olarak, ışık saçarak yürümektedir ileri zamanlara. Çoğu insan onu her daim gülümserken hayal eder.
Ve sıcak.
Ve etkili.
Ve güzel…
Kendisiyle yürüme cesareti bulan herkesi selamlarken ışıl ışıl. Hayallar de ondandır biraz. Kurmanın bedava olduğu hayaller. Söylemenin yürek gerektirdiği sözcükler de ondandır kimi zaman. İnsan hayatının içindedir. Hayatın hakikatidir…


Yazarın rumuzu : palet


Önceki eser / Eserlerin ana listesi / Sonraki eser

----------------------------------------------------------