Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

4.a-5

Yazar rumuzu : karanok kraliçe
Eser sıra no : 090223.16
-------------------------------------


BİLİM VE FEN


Yeryüzünde yanılmayan, yenilmeyen tek adam olarak nitelendirdiğimiz Atatürk’ün üzerinde durduğu, gelecek nesillere anlatmak istediği söz:
‘’Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.’’
Mürşidin kelime anlamı doğru yolu gösteren kimse, kılavuzdur. İlim ise bilim, bir şeyin doğrusunu bilme demektir.
Ulu önderimiz bu sözünde, hayatımızdaki tek doğru yolun her şeyin en doğrusunu bilmeden geçeceğini belirtmiştir.
Bundan 50–100 yıl öncesiyle bugünün imkânların karşılaştırdığımızda her geçen gün en gerçek yolun neden ilim olduğunu görebiliyoruz.
Anneannelerimiz, dedelerimiz daha iyi bilirler, 30 yıl öncesinde telefonla uzak diyarlardaki sevdikleriyle konuşacakları zaman postanede saatlerce beklerlerdi. Bazen telefon bağlanamadığı için konuşamazlardı bile. Bugün ise mucizevî şekilde cebimizde taşıdığımız küçücük aletlerle konuşabiliyoruz hatta resimlerimizi birbirimize aktarabiliyoruz.
Özlemlerimiz, hasretlerimiz son buluyor. Ne kadar güzel değil mi?
Orta çağ Avrupa’sında insanlar dünyanın öküzün boynuzunda durduğuna inanmışlardı. Dünya’nın döndüğünü söyleyen bilim adamlarını idam etmişlerdi. Öylesine karanlık bir çağdan şuanda Dünya’nın çekirdeğine atom parçası gönderiyoruz.
Tıp alanındaki gelişmeler ise apayrı bir konu. Bundan 20 yıl öncesinde verem hastalığı bile tedavi edilemezken tıp bugün bilim sayesinde organ nakli, açık kalp ameliyatları yapabilmektedir.
Açık kalp ameliyatı: göğüs kafesinin açılarak, kalp durdurulur. Dolaşımla ilgili makineye bağlanır. Kalpte yapılacak operasyon gerçekleşir. Dolaşım tekrar kalbe yönlendirildikten sonra kalbin çalışması sağlanır.
Tıpta bu ve bunun gibi zorlu operasyonlar çok lüks, pahalı hastanelerde de olmuyor. Kalp hastalıklarının çok olduğu Güneydoğu Anadolu bölgesinde bu ameliyat devlet hastanesinde yapılmıştı. Bu sayede İdi Encü sağlığına kavuştu. Teknolojinin gelişmesiyle insan ömürleri de uzadı.
Sevdiğimiz insanlarla daha fazla kucaklaşma imkânımız var. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Sabahları kalktığımızda sevdiğimiz insanları görüp ‘’Günaydın!’’ demek ne büyük bir nimettir.
20.yy.da yaşanan üç büyük savaş var. 1. ve 2. Dünya Savaşları bitti. 3.su ise soğuk savaş hem de bu savaşın biteceği de yok. Adı ne olursa olsun her savaş yıkım ve ölümdür. Soğuk savaş ise bunların en acımasız ve korkuncudur.
Bilgi ve sonrasında ortaya çıkan teknolojinin asıl hedefi insan yaşamını kolaylaştırmak değil midir?
Bu savaşta, kim teknolojide söz sahibiyse zarar görmüyor.
1922’de Bursa’da, Atatürk’ün yaptığı konuşmadan bir bölüm aktaracağım.
‘’Yurdumuzun en bayındır, en göz alıcı, en güzel yerlerini üç buçuk yıl kirli ayaklarıyla çiğneyen düşman mağlup eden zaferin sırrı nedir? Orduların sevk ve idaresinde bilim ve fen ilkelerini kılavuz edinmesindedir.’’
Bilimsel kalite bir ülkenin beynidir. Günümüzde küresel ısınma, içme sularının azalması, ozon tabakasının delinmesi gündemi koruyor. Geleceğin soğuk savaşları için malzeme bunlar. Neden fenerimizi bu yolda aydınlanmak için yakmayalım? Sizlerin topla, tüfekle, kazmayla kazandığınız ve kurduğunu Cumhuriyeti bizler kalemle koruyacağız.
Atamızın bizden istediği; muasır medeniyetler seviyesine ulaşabilmemiz için bilim alanında daha fazla çalışmamızdır. Çünkü başka Dünya, başka Türkiye yok!
Türk, öğün, çalış, güven!
Gönül dostlarımızdan Yunus Emre bile,
İlim ilmi bilmektir.
İlim kendini bilmektir.
Sen kendini bilmes isen
Ya nice okumaktır.
Diyerek ilmin önce kendisini öğrettiğini, sonra da çevresine öğrettiğini çok güzel vurgulamıştır.


Yazar rumuzu : karanok kraliçe



Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

-----------------------------------------------