Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

6.d-2

Yazar rumuzu : iyilik meleği
Eser sıra no : 090226.12
---------------------------------


İLİM IŞIĞINDA EVREN


Bilim, insanlığın bilgi birikimidir ve bilim yalnızca gerçeği arayıp, ona değer vermektedir. Bilim insanoğlunun ne gibi moleküllerden oluştuğunu, ne gibi biyolojik süreçler içerdiğini, yaşadığı çevrenin şartlarına nasıl uyum sağlayabileceğini göstermektedir.

Bilgi çok hızlı üretilip iletildiği için asrımıza bilgi çağı da denmektedir. Geçmişte zenginliğin ölçüsü sahip olunan doğal kaynaklar ve beden gücüyken, tarım ve sanayi devrimleri mekanik bilimlerdeki gelişmeyi tetiklemiş, ülkelerde sanayileşme önem kazanmıştır. Zaman ilerledikçe, özellikle batıda eğitime ve bilime ağırlık verildikçe, bilgi üretimde ön plana geçmiştir. Yüksek teknoloji ürünlerinde hammaddenin kıymeti, bilginin yanında çok küçük kalmıştır ve insanlar her şeyin akıl yoluyla, bilgi aracılığıyla gerçekleştiğini anlamış, böylece bilim tabanlı sisteme geçmiştir.

İnsan doğuştan itibaren meraklı ve heyecanlı bir varlıktır. Hayvanlardan farklı olarak insanlarda maddi mide ile beraber mana midesi de vardır. Akıl midesinin gıdası ilimdir ve aklen gelişkin bir insanın aklıyla ilim yemekten aldığı haz, ağzıyla yediği lezzetli bir yemekten aldığı hazdan daha değerlidir. Mana midesi için bir sınır yoktur. İnsan ömür boyu bilime açtır. Onun için hayat, bir ilim ziyafetidir ve kişi kalpte hissedilen nezih bir haz ile apaydınlık bir iç alemde yaşar. Mesela bir hücrenin kütlesi bir gramın milyarda biri kadardır. Ancak bu çok küçük hücrede gözlenen ilim ciltlerce kitabı doldurmakta ve bu ilmin hacmi her geçen gün artmaktadır. Bir başka deyişle evren bir ilim sofrası, okunmayı, anlaşılmayı bekleyen bir kitaptır.

Bilimsel bulgular ile ölümcül kabul edilen hastalıklar dahi tedavi edilmiş, özellikle erken teşhis ile ölüm oranları en aza indirilmiştir. İnsan zekasının ürünü olan teknolojik gelişmeler ile kıtalar arası mesafe ortadan kalkmıştır. Bu yakınlaşma hem bilimsel hem de kültürel ilişkileri hızlandırmıştır. Bilimin ham maddesi zeka ve hayal gücüdür. Örneğin cep telefonu denince akla, parçaları hassas ölçülerle yapılmış ve uyumlu şekilde bir araya getirilmiş bir teknoloji harikası gelir. Ama çoğumuzun aklına telefonun icat edildiği an ya da telefonun mucidi gelmez. Telefonda varlığı görülen bilgi ışığı, telefonun maddesinden değil; onu tasarlayandan, tasarlayanın hayal gücünden gelir. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede insanların düşünen, soran, sorgulayan, üreten bireylere ihtiyacı vardır. “İlimin temel amacı ve neticesi, insanın kalp, akıl ve ruhunun tamiri, inşası, imarı ve aydınlatılmasıdır. İnsana layık olduğu en doğru yol, en doğru davranış ilim ile meşgul olmaktır. “

Varlıklardan gelen dağınık bilim ışığının akıl tarafından verimli bir şekilde algılanabilmesi için aklın yeterince işlenmiş olması gerekir. Aklın bir elmas gibi işlenip parlatılmasının yolu ilim ile meşgul olmak sonra da ilim pırıltılarını değirmen ile öğüterek, özü kabuktan ayırmaktır. Bu şekilde arındırılıp hazma uygun hale gelen ilim ışığı aklı aydınlatır ve kişiyi ilmen yüceltir. İnsanlar kabiliyetleri ve gayretleri ölçüsünde akıllarını parlatabilir. Madeleine L’Engle’in ifadesiyle: “İlham genellikle çalışırken gelir, çalışmaya başlamadan evvel değil.”

Evrende her şey ilim ile gerçekleşir ve ilim ışığı olayların daha olmadan evvel nasıl olacağını belli ölçüde öngörmemizi sağlar. Bu yüzden geleceği en doğru tasvir edenler ilim ışığıyla bakanlardır; en doğru hareket edenler ilmi rehber edinenlerdir. İlmin olduğu yerde birlik, kuvvet ve aydınlık; ilmin olmadığı yerde ise ayrılık, zayıflık ve karanlık vardır. Yeni bir şey yaparken kullanılacak en değerli unsur maddeye hükmeden ilimdir.Bir şeyin en iyisini yapmak ilim aracılığıyla olur. Bu yüzden modern toplumlarda eğitime, yani yüzyıllık bilgi birikiminin genç kuşaklara aktarılmasına büyük önem verilmektedir. Bireyler, cehaletin karanlık perdesini el yordamıyla değil bilimin kılavuzluğunda arayacaklardır.


Yazar rumuzu : iyilik meleği


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

-----------------------------------------------------------