Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

5.e-5

Yazar rumuzu : ebruli2
Eser sıra no : 090225.16
-------------------------------


ÜLKELERİN İLERLEMESİNDE İLİM VE FENİN ÖNEMİ


En son ne zaman kafanızı kaldırıp dünyaya kuş bakışı baktınız? Dünyaya, içindeki insanlara ve yaptıklarına, dünyanın nereye doğru gittiğine ne zaman göz gezdirdiniz?

Hiç merak etiniz mi; ‘‘Acaba hala doğru yolda mıyız, kendimizi geliştirmek için bir şeyler yapıyor muyuz?’’ diye. Belki birkaç kişi bu sorulara ‘‘evet’’ cevabını verebilir ama ya diğerleri… Onlar da bu dünyanın bir parçası değiller mi? Bizler Atatürk’ün yolunu izlemiyor muyuz? Onun inkılâplarını, öğütlerini, her yönüyle örnek teşkil eden davranışlarını…

Atatürk’e göre; ‘‘Dünyada her şey için, uygarlık için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fenin dışında yol gösterici aramak dalgınlıktır, bilgisizliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilim ve fenin yaşadığımız her dakikadaki gelişimini kavramak, ilerlemeleri zamanında izlemek şarttır.’’

Atatürk’ün bu düşüncesinde yanlış olan hiçbir şey yoktur. Eğer bir ülke, bir uygarlık ilerlemek istiyorsa, dünyaya ayak uydurmak hatta dünyadaki gelişimlerin de üstüne çıkmak istiyorsa her şeyden önce kendisini ilime ve fene vermelidir. Her zaman dünyadaki gelişimleri yakından takip etmeli, onları yakalamalıdır. Bir ülkenin, başka ülkelere bağımlı olarak yaşamaması için farklı şeyler yaparak, farklı yöntemler geliştirerek ve en önemlisi ilim ve fenini geliştirerek dünyaya yol açması gerekir. Böylece o başka ülkelere değil başka ülkeler ona bağımlı hale gelir. Bugün, dünyanın başkanı neden Amerika hiç düşündünüz mü? Amerika’ya hiç ihtiyaç duymadan yaşayan bir devlet var mı? Tabi ki yok! Peki, bunun sebebi ne? Herkes Amerika’yı çok sevdiği için mi onun mallarını satın alıyor ya da uluslar arası arenada Amerika’nın sözü geçiyor? Hayır! Bunun tek sebebi Amerika’nın ilim ve feni kullanarak, insanların ihtiyaç duyduğu şeyleri üretiyor olması ve üstün teknolojisidir. Başka türlü bunu başarmasının imkânı yoktur. O zaman, siz hala ne duruyorsunuz? Artık bir adım atmanız gerekmez mi? Neden hala gelişen ülkeleri izlemekle ve tüketmekle yetiniyorsunuz? Bırakın artık bu filmi izlemeyi kendi filminizi yaratın! Dünya sizin filminizi izlemeye koyulsun. Bunun şartı da üretimimizin, tüketimimizden fazla olması gerekmektedir. Bilgi sahibi olmadan ve teknolojide ilerlemeden kaliteli üretim yapabilmemiz mümkün müdür? Bu şekilde önder ülke olabilmemizin imkânı yoktur.

Her şeyi sözde anlatmak bu kadar kolayda yapmak kolay mı? Yani gençler benim düşüncelerime ne kadar katılıyor acaba? Bu sorunun cevabı biraz pürüzlü bence. Nedenine gelince… Akla gelen ilk şey teknolojinin olumsuz kullanımı tabi ki. Şimdi soracaksınız; ‘‘Hem teknolojiyi geliştirmekten bahsediyorsun hem de teknolojinin gençleri olumsuz etkilediğini söylüyorsun!’’ diye, ama benim anlatmak istediğim bu değil. Evet, teknolojiyi geliştirmeliyiz ama olumlu yönde yapmalıyız bunu. Artık gençlerin büyük bir çoğunluğu bilgisayar ve cep telefonu bağımlısı. Bütün vakitlerini bu boş eğlencelerle geçiniyorlar. Sonrada bizler dünyanın ilim, fen ve akıl yönünden gelişmesini tartışıyoruz. Gençler bu dünyanın geleceği değiller mi peki? Neden hala gözlerini bir kutuya dikmiş, ilgisizce ve robot gibi davranıyorlar? Artık gençlerin uyanma zamanı geldi! Artık gençler ilimi ve feni kullanarak dünya adına yararlı şeyler yapmak için çaba sarf etmeli. Bizim ülkemizin – daha doğrusu sadece biz değil bütün ülkelerin- en önemli sorunu bu! Yani bilinçsiz ebeveynler… Gençler, kafalarında taşıdıkları potansiyelden habersiz. Çünkü neredeyse bütün ebeveynler çocuklarının önüne bir kutu koyuyor, ne yaparsan yap, diyor. Gençte; bilimden, mantıktan, akılcı düşünmekten tümüyle uzaklaşıyor. Ama dünyanın ilim ve fen yolunu kullanarak- yani doğru yolu kullanarak ilerlemeye ihtiyacı var.

Bu konuda biz gençlere düşen görev ise; Atatürk’ün yolunu izlemek, akılcı ve mantıklı düşünerek, ilim ve fen ışığında el ele verip ülkemizi ve dünyayı geliştirmektir. Çünkü; muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Bunu kutsal bir görev olarak bilmeli, doğru yoldan ayrılmamalıyız. Haydi! Artık uyanma zamanı!


Yazar rumuzu : ebruli2


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

------------------------------------------------------------