Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

1.c-2

Yazar rumuzu : doggiy
Eser sıra No : 090204.02
-------------------------------


ATATÜRK VE BİLİM


Mustafa Kemal Atatürk, Türk ulusu ve topraklarını işgalci devletlerden kurtarmış, Türkiye Cumhuriyeti’ ni kurmuş ve önderi olduğu devletin çağdaş uygarlıklar düzeyine ulaşabilmesi için bir dizi devrim gerçekleştirerek halkını geleceğe hazırlamış bir liderdir.

Mustafa Kemal Atatürk, kaybedilmiş bir dünya savaşının sonuçlarına karşı çıkıp, bir ulusun yıllar süren savaşlarla yanıp yok olmuş umutlarının küllerinden yeniden doğmasını sağlamış ve tarihin en büyük liderlerinden biri olduğu tüm dünya kuvvetleri tarafından kabul edilmiş bir önderdir.

Türkiye Cumhuriyetini kuran ve ülkesinin eğitimde, sağlıkta, hukukta, insan haklarında, ulaşımda, ekonomide, bilim ve teknolojide, sanatta kısacası her alanda çağdaş dünyaya uygun bir devlet haline gelmesi için birçok değişikliğin gerçekleşmesini sağlamıştır. Büyük değişim ve gelişim sağlayan en büyük güç akıl ve bilimdir. Atatürk her alanda başarılı olmanın temel koşulunun akıl ve bilim olduğunu önceden görmüştür. Atatürk’ ün Türk ulusuna gösterdiği, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmaktır. Bu seviyeye ulaşmanın tek yolu akılcılık ve bilimdir.

Günümüzde, dünyadaki uluslararası yarışma, bilim ve teknoloji alanında olmaktadır. Ulu önderimiz geleceği daha o günlerden sezinleyerek son mektubunda da belirttiği gibi ” Beni seviyor ve anlıyorsanız, laboratuarlarda sabahlayın, kahvelerde değil; bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.” dizelerinden bilimin geleceğe ışık olduğu, ne kadar önemli olduğu gerçeği bilmenin faydaları çok iyi anlaşılmaktadır. Bilim ve teknolojide ileri olmak başarılı olmanın temel koşuludur. Bilimsel gelişme teknik gelişmeyi, teknik gelişme ekonomik gelişmeyi sağlar. Ekonomik yönden kalkınma ise bir ulusu uygar ve çağdaş devletler arasına katar.

Ülkemizde bilim ve teknikle ilgili son yıllarda yapılan alternatif enerji teknolojisi kullanma ve geliştirme becerileri ile ilgili çalışmalar neticesi güneş pilleri -ışık enerjisini elektrik enerjisine çeviren aygıtlar- icat edilmiştir. Bu dönüştürme işlemine bilimsel deyimiyle “Fotovoltaik etki” denir. Dünyada iklim değişikliği korkularının yoğunlaştığı bir dönemde güneş pilleri, çevre kirliliği yaratmayan, güneş enerjisini direk kullanarak, doğanın milyonlarca yıllık yaşam dengesiyle uyum içinde olan bir enerji kaynağı olmalarıyla -rüzgâr türbinleri gibi- insanlığın gelecek umudu haline gelmiş bulunuyor. Daha önceki yıllarda elektrik enerjisini ithal ediyorduk. Son yıllarda dünyada gelişen teknolojileri ülkemize getirip ülkemizde belirtilen teknolojileri geliştirerek uygulamaya geçmemiz kurmuş olduğumuz rüzgâr türbinleri, barajlar ve güneş pilleri ile elde ettiğimiz elektrik enerjisini ihraç etmeye başlamamıza ve ülke ekonomisine katkı yapmamızı sağlamıştır. Yine ülkemizin sınır güvenliğinin gereği ve terör saldırılarından korunmak için pilotsuz uçaklar alarak kullanmaya başlamamız ve ülkemizde üretebilmemiz için yapılan çalışmalar bilimin ne kadar önemli olduğunu ispat etmektedir.

Bu gerçekleri önceden gören ulu önderimiz Atatürk bilime önem vermemizi istemiştir. En doğru yol gösterici olarak da bilimi göstermiştir. Temel ilkemizi; “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” diyerek belirtmiştir.

Atatürk yaptığı her işte akılcılığı ve bilimi esas almıştır. Bizim de bu doğrultuda çalışmamızı istemiş ve bunu; “Türk ulusunun elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir.” diyerek belirtmiştir.

Hedefimiz olan “Çağdaş uygarlığa ulaşmak”; akılcı olmak, bilim ve tekniği geliştirerek cehaleti ortadan kaldırmakla mümkün olabilir. Atatürk’ ün şu sözleri bu konuyu çok özlü bir şekilde dile getirmektedir;
“Gözlerimizi kapatıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile ilgisiz yaşayamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş bir ulus olarak uygarlık düzeyinin üzerinde yaşayacağız. Bu yaşam ancak bilim ve fen ile olur. Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulus ferdinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için kayıt ve koşul yoktur.”

Cehaleti ortadan kaldırmadan güçlenmemiz, kalkınmamız, kendimizi savunmamız ve mutlu yaşamamız imkânsızdır. Çünkü bilimde gelişmeyen uluslar, başka ulusların egemenliği altına girer.


Yazar rumuzu : doggiy

Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

---------------------------------------------------------------