Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

4.b-3

Yazar rumuzu : asen
Eser sıra no : 090223.19
--------------------------------


HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR


Yüz yılların yetiştiremediği çok yönlü dahi, büyük önder olan Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamak için yaptığımız düşünsel yolculuklar ne kadar yeterlidir bilmiyorum ama zaman makinesi icat edilseydi ilk hayalim onu tanımak ve anlamak için yanına gidebilmek olurdu.

Odamda duvara yapıştırdığım Onuncu Yıl Nutku’nda altını çizdiğim “Çeçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda daha büyük işler başaracağız.” Cümlesi her zaman yol göstericim olmuştur. Akıl ve düşünce, insanları varlıklardan ayıran en belirgin niteliktir. İnsan doğada her geçen gün bir başka yeninin ardındadır, elindekiyle yetinmeyi bilmez. Bir başka yeniyi, bir başka güzeli ve doğruyu sürekli arar. Uluslar hep aynı çağın koşulları içinde yaşaya razı olsalardı yaşama güçlerini yitirirlerdi.

Atatürk yaşamı süresinde bilimin bir ulusun gelişmesindeki önemini tüm dünyaya gösteren örnek bir devlet adamı olmuştur. Dünya görüşünde ilim ve uygarlık kavramı iç içe bulunaktadır. Bu görüş için en güzel ifadesi “Dünyada her şey için, uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit (doğru yol) aramak gaflettir, doğru yoldan sapmaktır.’’
Atatürk’te toplumun bilime büyük değer vermesini ve ondan gereği gibi yararlanmasını istemiştir.
Türk gençliği olarak kendimize bunu ilke edinmeliyiz. Atatürk’te ulusların ortak özellikleri olarak alınırsa; çağdaş, gelişmeye ve değişime açık, farklılık yaratmış uluslar olarak karşımıza çıkacaklarını belirtmiştir.
Çağımızda ilmin ve aklın öncülüğünün her şeyin üstünde olduğunu Onuncu Yıl Nutku’nda bir kez daha anlıyoruz.

“Türk ulusunun yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir.’’ Atatürk’ün sorunlara bakışı, zaman ve mekân içinde sınırlı kalan bir düşünce ürününü üstündedir. Sağlık ve erdemden başka, bilgi ve bilimden daha değerli bir şey yoktur.

Atatürk, bizlere ne yapmamız gerektiğini açıkça şu sözleriyle belirtmiştir;
’’Ben manevi miras olarak hiçbir nas’ı katı, hiçbir doğma, hiçbir donmuş kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Manevi mirasım ilim ve akıldır… Böyle bir dünyada asla değişmeyecek hükümler getirildiğini beni izlemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ismin kılavuzluğunu kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar.’’

Böyle bir önderin milleti olarak devrimin Atatürk’ün kendisi olduğunu görmemiz gerekir. Onu izleyebilmek için bıraktığı temel esasları özümseyerek mirasımıza her zaman sahip çıkacağımıza ant içeriz.


Yazar rumuzu : asen


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

--------------------------------------------------------