Konusu : Hızla değişen dünyamızda Gazi Mustafa Kemal'in "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünün günümüz gençliği için anlamı, çizdiği perspektifin tartışılması.

_____________________________________________________________________________________________

4.c-3

Yazar rumuzu : akasya
Eser sıra no : 090223.24
--------------------------------


İLİMİN IŞIĞINDA AYDINLIK GECELER


Hayatta en gerçek yol göstericisi ilimdir, bilgidir. İnsanlar ilimin, ilginin ışığında doğru olanı yanlış olandan, batıl olanı gerçek olandan ayırabilir. Bu yüzden bu millet ve memleket ilme ve bilgiye çok muhtaç; eğitim ve öğretim görmek için ilim ve fen yer almak için dünyanın her tarafına çocuklarını göndermeye mecbur. İlim ve fen, ihtisas nerede ise, sanat nerede varsa gidip öğrenmeye mecbur.

Atalarımız savaş meydanlarında canları pahasına, öldü denilen bir milletin küllerinden yeni bir millet, yeni bir devlet var ettiler. Bizlere düşen ise atalarımızın bin bir zorlukla kurduğu bu devleti kaybetmemek ve onların zaferlerini kalıcı hale getirmek için ilim, irfan ordularıyla mücadele vermek, zamanın gereklerine göre bilim ve teknikten, her türlü yeni buluşlardan en üst derecede yararlanmak. Ancak bu şekilde ulu önder Mustafa Kemal’in hedefi, arzusu olan Çağdaş uygarlıklar düzeyine ulaşabiliriz.

İlimden, bilimden, bilgiden uzakta olanlar, önlerine gelen çeşitli hurafelere gerçek diye sarılmak zorunda kalırlar. Önlerine getirilen ve “gerçek bu” diye dayatılan fikirlere körü körüne bağlanırlar. Gerçeği aramaksa akıllarına bile gelmez çoğu zaman. Yurdumuzun bazı bölgelerinde kadınlarımız töre cinayetlerine kurban gidiyorlar. Bunun en önemli sebebi insanların geçmişte atalarımızdan aldıklarını, gördüklerini körü körüne uygulamaları. Ne kadınlar bu gidişata bir dur demeyi akıl ediyor, ne bu vahşete alet olan erkekler. Herkes bu şekilde olduğuna kendilerini öyle inandırmışlar ki.

Yinede aynı nedenlerle kızlar okula gönderilmiyor. Bu şekilde çocuklarını da yanı yaşantıyı sürmeye mahkum ediyorlar. Tüm bunlarla mücadelenin tek geçerli yolu o bölgeye ilim getirmektir.Atatürk’ün de söylediği gibi ‘’Hayatt en hakki mürşit ilimdir. Fendir. İlim ve fenden başka yol gösterici aramak gafettir, dalalettir, cehaletir.

Bilimin temelinde her şeye kuşkuyla bakmak vardır.her bilgi alınır, bir kez daha aklın süzgecinden geçirilir. Böylece her bilgi, her kullanımda bir kez daha netlenir, eksiklikleri varsa tamlanır, yanlışları varsa düzeltilir. Bu şekilde bilimsel bilgi her kullanımda bir ez daha dogrulanılır, sağlamlaşır. Bu nedenle bilime önem vermeyi temeli bilime dayanmayan ve bizi batıla sürükleyecek olaylara davranışlara kuşkuyla yaklaşmalıyız. Çok eski çagladan bu yana bilim adamlara hayatımıza ışık tutmuş ve bilimin ışığıyla aydınlanmamıza, cahilliklerin ortadan kalmasına yaptıkları buluşlara katkı sağlamışlardır.

Mitolojinin karanlığı içindeki toplumda, bilimsel düşünen ilk insan olan Thales MÖ 28 Mayıs 585’teki güneş tutulmasının önceden hesaplamış ve bir savaşa engel olmuştu. Mısırda o güne degin kimsenin başaramadığını gerçekleştirmek. Piramitlerin gölgelerini ölçerek yüksekliklerini bulmuştur. Ardından gelen Anadolulu düşünürler güneş ve a tutumları, dünyanın yuvarlağı gibi bugün bile insan yaşamında önemini koruyan pek çok bilgiye ulaştılar.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk her zaman bilgiye, ilime önem vermiştir. Kendisine bizzat bir geometri kitabı yazarak insanların ilimlerinin, bilgilerinin gelişmesi için çalışmalar yapmıştır. Atatürk daima gençlere önem vermiş cumhuririyeti kurduktan sonrada gençlere emanet etmiştir. Bunun nedeni ancak bilgili, görgülü, aydınlık beyinlerin bu ülkeyi koruyacagına, yücelteceğine inanmıştır.


yazar rumuzu : akasya


Önceki eser / Eserler ana listesi / Sonraki eser

-----------------------------------------------